Sedef Hastaları Ne Yememeli? Kaçınılması Gereken Besinler

5 Aralık 2025

Sedef hastalığı, ciltte kızarıklık, pullanma ve kaşıntı gibi rahatsız edici belirtilere yol açan kronik bir cilt hastalığıdır. Beslenme alışkanlıkları, sedefin seyrini etkileyebilir ve bazı yiyecekler, hastalığın alevlenmesine neden olabilir. Bu yazımızda, sedef hastaları ne yememeli sorusuna yanıt verirken, kaçınılması gereken besinleri keşfedecek ve sağlıklı bir diyetin nasıl oluşturulabileceğine dair ipuçları vereceğiz.

Sedef Hastalığı ve Beslenme İlişkisi

Sedef hastalığı, ciltte iltihaplanma, pullanma ve kaşıntı gibi belirtilere yol açan kronik bir cilt hastalığıdır. Bağışıklık sisteminin, cilt hücrelerine karşı aşırı tepki vermesi sonucu ortaya çıkar.

Bu hastalık, yalnızca cildi değil, aynı zamanda genel vücut sağlığını da etkileyebilir. Son yıllarda yapılan araştırmalar, beslenmenin sedefin şiddetini artırabileceğini veya hafifletebileceğini göstermektedir. (Zuccotti et al., 2018; Barrea et al., 2015) Beslenme alışkanlıkları, hastalığın seyrini doğrudan etkileyebilir; bazı besinler inflamasyonu artırırken, bazıları vücudu rahatlatır ve iltihapla mücadelede yardımcı olur. (Barrea et al., 2015). Bu nedenle sedef hastaları ne yememeli sorusu, hastalık yönetiminde oldukça önemli bir konudur.

Sedef Hastaları Ne Yememeli?

Sedef hastalığı, bağışıklık sisteminin vücudun cilt hücrelerine aşırı tepki vermesi sonucu ciltte pullanmalara, kaşıntılara ve kızarıklıklara neden olan bir durumdur. Beslenme alışkanlıkları, sedefin şiddetini doğrudan etkileyebilir.

İltihaplanmayı Artıran Besinler

Sedef, kronik bir iltihaplanma hastalığıdır ve beslenme bu süreci tetikleyebilir veya hafifletebilir. Aşırı şekerli ve işlenmiş gıdalar, vücutta inflamasyonu artırarak hastalığı daha da kötüleştirebilir. Örneğin, yüksek glisemik indeksli yiyecekler, insülin seviyelerini yükselterek vücuttaki iltihaplanmayı körükleyebilir (Gisondi et al., 2008). Ayrıca, işlenmiş gıdalar ve fast food tüketimi, vücutta toksin birikmesine yol açabilir ve bu da sedefin şiddetini artırabilir (Millsop et al., 2014).

Doymuş Yağlar ve Trans Yağlar

Doymuş yağlar ve trans yağlar, sedef hastalığının kötüleşmesine neden olabilir. Bu yağlar, inflamatuar yanıtları artırarak, ciltteki iltihaplanmayı tetikler. Özellikle kırmızı et ve işlenmiş et ürünleri, doymuş yağlar açısından zengin olup, bu tür yiyeceklerin aşırı tüketimi, sedefin şiddetini artırabilir. Ayrıca, trans yağların vücutta yağ birikimini artırarak, bağışıklık sisteminin aşırı tepki vermesine neden olabileceği bilinmektedir (Zuccotti et al., 2018).

Süt ve Süt Ürünleri

Süt ve süt ürünleri, bazı sedef hastaları için sorun teşkil edebilir. Çeşitli çalışmalar, sedef hastalarının süt ürünleri tükettiklerinde semptomlarının kötüleşebileceğini göstermektedir. Bu, süt ürünlerinde bulunan laktoz ve bazı proteinlerin, bağışıklık sistemini tetiklemesinden kaynaklanabilir (Millsop et al., 2014). Özellikle tam yağlı süt ve peynirler, sedefin şiddetini artırabilecek besinler arasında sayılabilir.

Alkol

Alkol, sedef hastalığının kötüleşmesine neden olabilecek bir diğer faktördür. Alkol, vücuttaki iltihaplanmayı artırarak, sedefin daha şiddetli hale gelmesine yol açabilir. Özellikle aşırı alkol tüketimi, tedaviye yanıtı zayıflatabilir ve hastalığın belirtilerini kötüleştirebilir (Gisondi et al., 2008). Bu nedenle, alkol tüketiminden tamamen kaçınılmalıdır.

Sedefte İltihap Artırıcı (Pro-Inflamatuar) Besinler

Bazı besinler iltihaplanmayı artırarak semptomları şiddetlendirebilir. Sedef hastalığı olanların kaçınması gereken besinleri inceleyelim.

İşlenmiş Gıdalar ve Şeker

Fast food ve hazır gıdalar, genellikle yüksek miktarda trans yağ ve rafine şeker içerir. Bu besinler vücutta inflamasyonu artırabilir ve sedef hastalığının belirtilerini kötüleştirebilir. Şekerli içecekler ve tatlılar da aynı şekilde kan şekerini yükselterek iltihaplanmayı tetikleyebilir.

Kırmızı Et ve İşlenmiş Et Ürünleri

Kırmızı et ve sucuk, sosis gibi işlenmiş etler yüksek miktarda doymuş yağ ve araşidonik asit içerir. Bu bileşenler, iltihaplanma süreçlerini tetikleyebilir ve sedefin daha şiddetli olmasına yol açabilir.

Alkol

Alkol, vücutta inflamatuar bir yanıt oluşturabilir ve bağışıklık sistemini baskılar. Sedef hastaları için alkol, ciltteki iltihaplanmayı artırabilir ve tedavi sürecini zorlaştırabilir.

Beyaz Ekmek ve Rafine Karbonhidratlar

Beyaz ekmek ve diğer işlenmiş karbonhidratlar, kan şekerini hızla yükseltir ve vücuttaki iltihaplanmayı artırır.

Sedef hastalığının kontrolü için, iltihap artırıcı besinlerden kaçınmak ve daha fazla sebze, tam tahıl, sağlıklı yağlar gibi anti-inflamatuar özelliklere sahip gıdalarla beslenmek faydalı olabilir.

Sedef Hastalarında Gıda Alerjileri ve Duyarlılık

Sedef hastalığı, bağışıklık sisteminin aşırı tepki verdiği bir durumdur ve bazı besinler, sedefin şiddetini artırabilir. Gıda alerjileri ve duyarlılık, sedef hastalarında yaygın olarak gözlemlenen bir durumdur. Bazı yiyecekler, vücuttaki inflamasyonu tetikleyerek hastalığın belirtilerini daha da kötüleştirebilir. Bu alerjik reaksiyonlar veya gıda duyarlılıkları, hastaların semptomlarını yönetmelerini zorlaştırabilir.

Sedef hastalarında, vücut bazı gıdalara karşı alerjik reaksiyonlar gösterebilir. Özellikle süt ve süt ürünleri, bu hastalar için sorun yaratabilir. Süt ürünleri, bağışıklık sistemini tetikleyerek, sedefin şiddetini artırabilir. Ayrıca, gluten ve bazı işlenmiş gıdalara karşı duyarlılık da sedef hastalarında sıkça görülmektedir. Bu gıdalara karşı alerji ya da duyarlılık, vücudun bağışıklık sistemini uyarır ve inflamasyonu artırır, bu da sedefin alevlenmesine neden olabilir (Zuccotti et al., 2018).

Gluten Duyarlılığı

Gluten, bazı sedef hastaları için ciddi bir tetikleyici olabilir. Gluten hassasiyeti, özellikle celiac hastalığı olan kişilerde daha belirgin olur. Çeşitli araştırmalar, glutenin sedefin semptomlarını artırabileceğini ve hastalığın alevlenmesine neden olabileceğini göstermektedir. Gluten, bağışıklık sistemini uyararak, sedefi tetikleyen bir inflamatuar yanıtı başlatabilir (Millsop et al., 2014).

Süt ve Süt Ürünlerine Duyarlılık

Bazı sedef hastaları, süt ve süt ürünlerine karşı duyarlılık gösterirler. Bu ürünlerdeki proteinler, vücudun bağışıklık sistemini tetikleyerek, iltihaplanmayı artırabilir ve hastalığın semptomlarını kötüleştirebilir. Süt, özellikle tam yağlı süt ve peynir gibi ürünler, sedefin daha da kötüleşmesine neden olabilir (Barrea et al., 2015).

İşlenmiş Gıdalar ve Koruyucular

İşlenmiş gıdalar ve katkı maddeleri, bazı sedef hastalarında alerjik reaksiyonlara yol açabilir. Bu gıdalar, vücutta toksin birikmesine ve bağışıklık sisteminin aşırı tepki vermesine neden olabilir. Bu da sedefin daha şiddetli hale gelmesine yol açar (Zuccotti et al., 2018).

Sedef hastalarında gıda alerjileri ve duyarlılıkları, hastalığın yönetimini zorlaştırabilir. Bu nedenle, sedef hastalarının hangi besinlere karşı alerjik reaksiyon gösterebileceğini ve hangi gıdalara duyarlı olabileceklerini anlamaları önemlidir. Diyet değişiklikleri, sedefin semptomlarını hafifletebilir ve hastalığın seyrini iyileştirebilir.

Sedef Hastaları İçin Anti-İnflamatuar Alternatifler

Sedef hastalığı, bağışıklık sisteminin aşırı tepki vermesi sonucu ciltte iltihaplanma, pullanma ve kaşıntıya yol açan bir durumdur. İltihaplanma, hastalığın temel özelliği olup, tedavi sürecinde önemli bir rol oynar. Konvansiyonel tedaviler, sedefin şiddetini azaltmak için kullanılsa da bazı hastalar bu tedavilere ek olarak anti-inflamatuar doğal alternatifleri tercih etmektedir. Bu alternatifler, sedefin şiddetini azaltmaya yardımcı olabilir ve hastaların yaşam kalitesini artırabilir.

Omega-3 Yağ Asitleri (Balık Yağı)

Omega-3 yağ asitleri, özellikle balık yağında bulunan eicosapentaenoic acid (EPA) ve docosahexaenoic acid (DHA), güçlü anti-inflamatuar özelliklere sahiptir. Omega-3 yağ asitleri, vücuttaki iltihaplanma süreçlerini düzenleyerek, sedefin şiddetini azaltabilir. Yapılan bazı çalışmalarda, balık yağı takviyelerinin sedef hastalarının cilt lezyonlarında belirgin iyileşmelere neden olduğu gösterilmiştir (Millsop et al., 2014).

Zeytinyağı

Ege ve Akdeniz mutfaklarının vazgeçilmezi olan zeytinyağı, özellikle anti-inflamatuar özellikleri ile bilinir. Zeytinyağında bulunan oleocanthal, vücutta iltihaplanmayı azaltmaya yardımcı olan bir bileşiktir. Zeytinyağı, sedefin neden olduğu iltihaplanmayı hafifletebilir ve cilt sağlığını iyileştirebilir. Ayrıca, zeytinyağının cilt bariyerini güçlendirdiği ve cildin nem dengesini sağladığı da bilinmektedir.

Sarımsak ve Zerdeçal

Sarımsak ve zerdeçal, geleneksel tedavilerde yaygın olarak kullanılan bitkisel alternatiflerdir. Sarımsak, doğal bir anti-inflamatuar etkiye sahiptir ve bağışıklık sistemini düzenler. Zerdeçal ise, kurkumin adı verilen aktif bileşiği ile güçlü bir anti-inflamatuar etki gösterir. Yapılan çalışmalar, zerdeçalın ciltteki iltihaplanmayı azalttığını ve sedefin semptomlarını hafiflettiğini ortaya koymuştur. Zerdeçalın, sistemik iltihaplanmayı azaltma potansiyeli, sedef hastaları için faydalı olabilir.

Aloe Vera

Aloe vera, cilt sağlığı için yaygın olarak kullanılan doğal bir bileşiktir. Aloe vera jelinin cilt üzerinde rahatlatıcı, nemlendirici ve anti-inflamatuar etkileri olduğu bilinmektedir. Sedef hastalığı olan bireyler, aloe vera jeli kullanarak ciltteki iltihaplanmayı ve kaşıntıyı hafifletebilir. Ayrıca, aloe vera, cilt hücrelerinin yenilenmesini hızlandırarak, sedefin sebep olduğu yaraların iyileşmesine yardımcı olabilir.

Yeşil Çay

Yeşil çay, polifenoller bakımından zengindir ve bu bileşiklerin güçlü anti-inflamatuar özelliklere sahip olduğu bilinmektedir. Yapılan araştırmalar, yeşil çayın, özellikle ciltteki iltihaplanmayı ve oksidatif stresi azaltarak, sedef hastalarına fayda sağladığını göstermektedir. Yeşil çayın topikal olarak uygulanması, sedef hastalarının ciltlerinde iyileşmeye yol açabilir.

Probiotikler

Sedef hastalığının tedavisinde, bağışıklık sistemini destekleyen probiyotikler de alternatif tedavi olarak öne çıkmaktadır. Probiotikler, bağırsak sağlığını iyileştirerek bağışıklık sisteminin düzgün çalışmasına yardımcı olur. Sedef hastalarının bağırsak florası, sağlıklı bireylere göre farklılık gösterebilir. Bu nedenle, probiyotik takviyeleri, inflamasyonu azaltarak sedefin semptomlarını hafifletebilir.

Sedef hastalığının tedavisinde beslenme büyük bir rol oynar. İltihap artırıcı gıdalardan kaçınmak ve anti-inflamatuar özelliklere sahip yiyecekler tüketmek, hastalığın seyrini olumlu etkileyebilir. Daha fazla bilgi için Sedef Hastalığı sayfamıza göz atabilir ve Ala Hastalığı Hakkında Her Şey blog yazımızı keşfederek daha fazla detay öğrenebilirsiniz.

Sağlığınız İçin En Doğru Adımı Atın!

QBA Medi Tours, Küba’daki ileri düzey tedavi seçenekleriyle sağlığınıza en iyi şekilde kavuşmanızı sağlamak için yanınızda. Psoriasis (sedef) gibi cilt hastalıklarının tedavisi konusunda uzmanlaşmış profesyonellerle en etkili tedavi yöntemlerini keşfetmek için hemen bizimle iletişime geçin.

Sıkça Sorulan Sorular

Sedef için özel bir beslenme listesi gerekir mi?

Sedef hastalığının yönetiminde beslenme önemli bir faktördür. Özel bir diyet, hastalığın şiddetini azaltabilir. İnflamasyonu artıran besinlerden kaçınmak ve sağlıklı, anti-inflamatuar yiyecekleri tercih etmek faydalı olabilir.

Sedef hastaları süt ve süt ürünleri tüketebilir mi?

Sedef hastaları, süt ve süt ürünlerine karşı duyarlılık gösterebilirler. Bazı hastalar, süt ürünlerini tükettiklerinde semptomlarında kötüleşme yaşayabilir. Bu nedenle, süt ürünlerinin tüketimi bazı hastalar için sınırlanabilir.

Glüten sedef hastalığını tetikler mi?

Gluten, bazı sedef hastalarında hastalığın şiddetini artırabilir. Özellikle glüten duyarlılığı olan bireylerde sedefin semptomları daha belirgin hale gelebilir. Glutenin etkisi kişiden kişiye değişebilir.

Kaynakça

Zuccotti, E., Oliveri, M., Girometta, C., Ratto, D., Di Iorio, C., Occhinegro, A., & Rossi, P. (2018). Nutritional strategies for psoriasis: current scientific evidence in clinical trials. European Review for Medical and Pharmacological Sciences, 22, 8537-8551.

Barrea, L., Nappi, F., Di Somma, C., Savanelli, M. C., Falco, A., Balato, A., Balato, N., & Savastano, S. (2015). Nutrition and psoriasis: is there any association between the severity of the disease and adherence to the Mediterranean diet?. Journal of Translational Medicine, 13, 18.

Millsop, J. W., Bhatia, B. K., Debbaneh, M., Koo, J., & Liao, W. (2014). Diet and psoriasis, part III: role of nutritional supplements. Journal of the American Academy of Dermatology, 71, 561-569.

Gisondi, P., Del Giglio, M., Di Francesco, V., Zamboni, M., & Girolomoni, G. (2008). Weight loss improves the response of obese patients with moderate-to-severe chronic plaque psoriasis to low-dose cyclosporine therapy: a randomized, controlled, investigator-blinded clinical trial. American Journal of Nutrition, 88, 1242-1247.

Nelson, K. M., Dahlin, J. L., Bisson, J., Graham, J., Pauli, G. F., & Walters, M. A. (2017). The essential medicinal chemistry of curcumin: miniperspective. Journal of Medicinal Chemistry, 60, 1620-1637.

 

ŞİRKETİMİZ
QBA Medi Tours olarak, Küba ve Türkiye’de sağlık hizmetlerine erişimi kolaylaştıran, Küba Sağlık Bakanlığı ve Türkiye Sağlık Bakanlığı onaylı resmi bir sağlık danışmanlık firmasıyız.

BİZE ULAŞIN
Esentepe, Kore Şehitleri Cd. No:43 D:3,

Şişli/İstanbul, 34394

Türkiye
https://qba-meditours.com/wp-content/uploads/2019/04/img-footer-map.png
BAĞLANTIDA KALIN
En güncel gelişmeler için sosyal medyada bizi takip edin

QBA Medi Tours. Tüm Hakları Saklıdır. © 2025 Magna Dijital Pazarlama Ajansı